KONUŞMA METİNLERİ
08.19.2016
Eylül Ayı Meclis Toplantısı

Sayın Meclis Başkanı ve Başkanlık Divanı,

Meclisimizin Çok Değerli Üyeleri,

Kıymetli Basın Mensupları,

Ve Değerli Misafirler,

 

Sizleri şahsım

ve Yönetim Kurulu adına

hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

 

19. dönem meclisimizin

44. toplantısında bir aradayız.

 

Toplantımızın;

hayırlara vesile olmasını diliyorum.

 

Katılımlarınızdan ötürü teşekkür ediyorum.

 

 

Kıymetli Dostlar,

 

Bundan 95 yıl önce

İstiklal Şairi Mehmed Akif

şu dizeleri kaleme aldı;

 

"Uulusun, korkma! nasıl böyle bir imanı boğar,
'MEDENİYYET!' DEDİĞİN TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR"

 

Aradan geçen zamana rağmen

görüyoruz ki bazı şeyler

hiç değişmiyor.

 

Sahip oldukları refahı,

devam eden sömürgecilikleri;

döktükleri kan ve akıttıkları gözyaşı

üzerine kuran sözde medeni güçler

bugün de eski vesayetlerini

korumak ve genişletmek derdindeler.

 

 

 

Bu uğurda yok edilen insanlar,

darmadağın olan ülkeler ise

onların umurlarında bile değil.

 

Çünkü onlar demokrasiyi,

yaşam hakkını ve

özgürlüğü

sadece kendilerine hak gören

çifte standartlı bir anlayışı

dünyaya hakim kılmaya ant içmişler.

 

Suriye'de,

son 5 yılda

geride bıraktı.

 

Bunları sadece birer istatistik

olarak algılayanlara

Aylan Bebeği hatırlatmak istiyorum.

 

 

Tam bir yıl önce

kıyıya vuran Aylan bebeğin cansız bedeni

hafızalarımızın en derinine kazındı.

 

Geçen haftalarda da

ambulans koltuğunda dona kalmış

küçük Ümran'ın görüntüleriyle

sarsıldık.

 

Dünyanın merhamet anlayışı

kıyılara vurup,

enkazlar altında yitip giderken

insan, insan olmaktan yoruluyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Değerli Dostlar,

 

Ortadoğu'yu kendi menfaatleri uğruna

dizayn etmeye uğraşanlar,

kaos stratejilerini ülkemiz üzerinde denemek,

bu ülkeyi de Suriye'ye, Libya'ya,Mısır’a

benzetmek için planlar yapadursun...

 

Biz diyoruz ki,

Türkiye'nin olduğu bir bölgede,

kimse dilediği gibi at koşturamaz.

 

Türkiye,

Ortadoğu'nun siyasi dilini güçlendirebilecek,

ayrışma senaryolarını

birleşme ve dayanışma zeminine dönüştürebilecek,

tek millettir.

 

İşte bugün

hesaplı bir suskunluk içinde olan Batı

bunun tedirginliğini yaşıyor.

 

Denemeye devam edecekler.

Ancak

Türkiye'yi

durduramadılar,

yıldıramadılar,

BAŞA ÇIKAMAYACAKLAR.

 

Nitekim, Mazluma Yunus,

zalime Yavuz olan kahraman ordumuz

"Fırat Kalkanı" operasyonuyla

bugün Suriye'de.

 

Ordumuz çıkar için değil,

hakkaniyet için Suriye'de.

 

 

 

 

Başka bir ülkenin toprak bütünlüğüne

kastetmek için değil,

sınırlarımızı korumak,

insanımızın can güvenliğini sağlamak,

baştan beri söylediğimiz

Suriye halkına nefes aldıracak

tampon bölgeyi kurmak için

canla başla mücadele ediyor.

 

İşte bizim ordumuzun

onların ordularından farkı budur.

Bizim ordumuzun adım attığı topraklarda

korku değil güven hakim olur.

 

Dileğimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın da

G20 zirvesinde dile getirdiği gibi

Suriye'de oluşturduğumuz güvenli bölgenin

acilen uçuşa kapatılması lazım.

Ki Suriye halkı buraya sığınıp,

güvenli bir şekilde yaşamlarını sürdürebilsin.

 

 

Bu konuda tüm müttefikleri

duyarlı olmaya davet ediyoruz.

 

Kıyıya vuran Aylan bebekler,

ambulans koltuğunda

donup kalan Küçük Ümran'lar

SURİYE'NİN KADERİ OLAMAZ.

 

Biz İstanbul Ticaret Odası olarak

söz konusu harekâtta hükümetimizin

ve ordumuzun her daim

destekçisi olmaya devam edeceğiz.

 

Allah,

Devleti ve milleti için canını vermekten

tereddüt etmeyen

Barış ve güvenlik için mücadele eden

ordumuzun işini rast getirsin.

 

 

 

 

Ben bu vesileyle,

vatan için toprağa düşen

ve asla bu yoldan dönmeyi düşünmeyen

tüm şehit ve gazilerimizi

minnetle ve şükranla anıyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Değerli Dostlar,

 

Şunu unutmamak lazım,

bir ülkenin geleceğini

tek başına ne siyaset,

ne bürokrasi, ne de ordu çizebilir.

 

Tüm bu oluşumların,

savaşların özünde ekonomik bölüşüm yatar.

 

İşte bu nedenle,

bize düşen çok büyük sorumluluklar

olduğunu tekrar etmek istiyorum.

 

Unutmayalım

bizim bugün yaptıklarımız ve yapmadıklarımız

yarını şekillendiriyor.

 

Bugün Türkiye ve İslam karşıtlığı başlatarak

bundan nemalanmak isteyenlere

en güzel cevabı

büyüyen ve gelişen ekonomimizle

BİZ vereceğiz.                   

Bakın Avusturya'da da Türkiye aleyhine

bir kampanya yürütülüyor.

Havalimanlarındaki billboardda

ülkemizi karalayan asılsız haberler yayınlıyorlar.

 

Sayın Vuslat Doğan Sabancı'ya bu konuda

gösterdiği hassasiyet ve çaba için

teşekkür ediyorum.

 

Kendisi bu asılsız haberlerin yayınlandığı panoya,

Hürriyet Gazetesi olarak

bir ilan verilmesini sağladı,

ve ülkemize ilişkin yalan yanlış bilgilendirmelerin

önüne geçildi.

 

Avusturya'nın bu olumsuz tutumunun

arkasında biraz da

son dönemde başarılarıyla gittikçe öne çıkan

Türk Hava Yolları olduğunu biliyoruz.

 

 

 

Türkiye insan gücüyle,

ekonomisiyle, markalarıyla öne çıktıkça

bu ülkelerin daha da kabalaştığını göreceğiz.

 

İşte bu yüzden,

hız kesmeden

birlik içinde yolumuza

devam etmek durumundayız.

 

Evet bizler de insanız,

duygularımız var,

ama durma lüksümüz yok.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ne terör, ne 15 Temmuz,

... NE SINIR ÖTESİ OPERASYONLAR !

 

Ülkemiz evvelallah

bunların hepsinin altından kalkmayı

bilmiştir, bilecektir.

 

Biz bir an önce

bu olayların psikolojisinden sıyrılıp,

ekonomiye adapte olmalıyız.

 

Önümüzde gayet uygun bir ticari ortam var.

Son gelişmeleri

kısaca özetlemek istiyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

Değerli Kardeşlerim,

 

1- Dışarıdaki duruma bakarsak,

Sayın Başbakanımızın da dile getirdiği

dünyada dostlarımızı artırmaya

dönük dış politikamız

meyvelerini vermeye başladı.

 

Rusya ile normalleşen ilişkilerimiz

neticesinde

charter seferler yeniden başladı.

 

Turizmde önemli bir rahatlama olacağı şüphesiz,

Enerji, tarım, tekstil, gıda gibi

diğer sektörlerde de normalleşme devam edecek.

 

2- Diğer taraftan yaşanan tüm hadiselere rağmen

yabancının Türkiye'ye güveninde

olumsuz bir seyir yok.

 

Tam tersi, yabancı sermaye girişi

artarak devam ediyor.

Bakın Ağustosta 916 Milyon Dolar

yabancı sermaye girişi var.

 

Ne demişler,

Sermaye kokuyu alır.

 

Yabancı yatırımcı

Bu mücadeleden

TÜRKİYE’NİN GALİP ÇIKACAĞINI biliyor,

Türkiye’nin geleceğine

yatırım yapmaktan geri durmuyor.

 

Bu arada  Amerika'dan gelen son veriler,

FED'in de faiz artırımının gecikeceğini

teyit ediyor.

 

Bu durum önümüzdeki dönemde

ülkemize yabancı sermaye girişini

destekleyecektir.

 

 

 

3- İhracatımız da Ağustos ayında

%7 ile son 28 ayın en hızlı artışını yaşadı.

 

Bu güçlü artış ihracatımızda

gelecek aylarda yaşanacak

ivmelenmeyi işaret ediyor.

 

4- Keza not kuruluşları Moody's ve Fitch

yaşanan gelişmelerin ardından

şuana kadar

notumuzda herhangi bir indirme gitmedi.

Burada Eylül ayı içinde

Moodys'ten bir güncelleme bekleniyor.

 

Ülkemizde not indirimini gerektirecek

bir durum olmadığını görüyoruz.

 

Bu kuruluşları kendi

güvenilirliklerini korumak adına

rasyonel ve hakkaniyetli davranmaya

davet ediyorum.

 

5- Daha geçen hafta ülkemizde

yine dünya çapında bir proje tamamlanarak

hizmete girdi.

 

Yavuz Sultan Selim köprüsü

Asya ve Avrupa'yı

bir kez daha birbirine kavuşturdu.

 

Sırada 20 Aralık'ta açılacak

Avrasya Tüp Geçidinin açılışı var.

Dördüncü köprünün (Çanakkale)

müjdesini de aldık.

 

Ayrıca Yürürlüğe giren

Türkiye Varlık Fonu A.Ş. ile

mega projelerimizin finansmanı

daha da kolaylaşacak.

 

Ben yaşanan bunca zorluğa rağmen

devasa yatırımlarını aksatmadan sürdürebilecek

başka bir ülke olduğunu düşünmüyorum.

 

Kıymetli Dostlar,

 

Yerel ekonomide de

dinamik ve olumlu bir

süreç işliyor.

           

1- Bazı alacakların yeniden yapılandırılması

yürürlükte.

 

Bununla ilgili de geçen hafta

kapsamlı bir seminer yaptık Odamızda.

 

Devletle özel sektör arasında

bembeyaz, tertemiz bir sayfa açılıyor.

 

dava yoluna gidilmeksizin çözümlenmesi,

gibi iş adamının elini bir hayli

rahatlatacak başlıklar var.

Bu konuda Odamızın taleplerine

kulak verdikleri için

hükümetimize teşekkür etmek istiyorum.

 

Yaklaşık 1,5-2 yıldır

bu konuları bakanlıklarımızla

istişare ediyorduk.

 

Tabii şunu da belirtmek istiyorum.

iyi yapılanı alkışlarken,

gördüğümüz aksaklıkların da altını çizmek

yine bu Odanın görevi.

 

Vergi afları gelirken,

borcunu düzenli ödeyen mükellef de

göz ardı edilmemeli.

 

Bugün düzenli ödeyene %1'lik

bir indirim yapılıyor.

Bu varla yok arasındaki

indirim tutarı elbette

sorumluluk sahibi mükellefi mutlu etmiyor.

Bizim bu konuda bir çalışmamız var.

Gelir ve kurumlar vergisini

son 3 yılda düzenli ödeyen mükellefe

5 puanlık bir indirim sağlanmasını talep ediyoruz.

 

Bu hem kayıtlı mükellefi arttıracak,

hem de düzenli ödeme konusunda

motivasyon unsuru olacaktır.

 

Bu arada,

bu yeniden yapılandırma kapsamında

Odamıza olan borçlarla ilgili de bir düzenleme oldu.

Faizler affedildi,

sadece ana para borcu ödeniyor.

Üstelik bunu da 6 taksite bölüyorlar.

 

Bu bir fırsattır arkadaşlar.

Gruplarınızdaki üyelere ulaşarak,

bu uygulamayı anlatmanızı rica ediyorum.

Sonra bu borç  katlanarak,

çeşitli mecralarda karşımıza çıkabiliyor.

Bu fırsatı değerlendirmek gerek.

2- Sayın Başbakanımız,

geçen hafta sonu

Doğu ve Güneydoğu'ya özel

bir teşvik paketi açıkladı.

 

sunan müthiş doyurucu bir teşvik.

23 ili kapsayan bu paket,

adeta bölgeyi yeniden imar ve ihya edecek.

 

Sanayiciye gidip,

orada üretimini yapmak dışında

birşey kalmıyor.

 

Devlet üzerine düşeni fazlasıyla yaptı arkadaşlar,

Şimdi sıra bizlerde.

 

 

 

(MECLİS ALBÜMÜ)

Bakın Meclis albümümüzün arkasında,

bir harita var.

 

O haritada meclis ve komite üyelerimizin

illerimize göre dağılımı var.

 

Ne mutlu ki,

bu meclis ve komite çatısı altında,

nerdeyse 81 ilden iş adamımız var.

Ekonomimizi elele vererek

hep birlikte bugüne getirdik.

 

Şimdi de elele verme zamanı.

Özellikle Doğu ve Güneydoğulu

arkadaşlarıma sesleniyorum.

 

Önderlik edin,

memleketinize yatırım yapalım.

Devletimizin sunduğu bu imkanlardan

birlikte faydalanalım.

Hem ülkemiz, hem insanımız kazansın.

62 Milyarı kamu olmak üzere

bölgeye 4 yıl içinde 140 Milyar Lira

yatırım planlanıyor.

 

İnşaat sektörü için

altyapı ve gayrimenkul anlamında da

müthiş bir fırsat var.

 

Yeri gelmişken hemen belirtmek istiyorum.

Suriye'de kalıcı bir güvenli bölge oluşursa

buranın inşası da sektörümüz için

önemli bir potansiyele sahip.

 

Özetle arkadaşlar,

İnsanlara iş ve aş sağlarsak,

gençlere dağ yollarını kapatacak

yatırımları yapabilirsek

ne Doğu'da kaos kalır,

ne de bu ülkenin hızına kimse yetişebilir.

 

 

 

3- Teşviklerle ilgili bir önemli gelişme de

hazırlığı yapılan Süper Teşvik Paketi.

 

Bu teşvik sadece

Bakanlar Kurulu kararıyla verilebilecek,

ancak imkanları fevkalade.

 

Bu paketle amaçlanan,

dünyanın dev şirketlerini

ülkemize çekebilmek.

 

Yüksek teknolojiyi

ülkemizde ürettirebilmek.

 

Bakın Sayın Mehmet Şimşek,

bu paket kapsamında

bir çağrıda bulundu bile.

AB'de 13 milyar dolar vergi cezası alan Apple'ı,

İrlanda yerine ülkemizde

yatırım yapmaya davet etti.

 

4- Faiz konusunda da

gelişmeler olumlu.

Merkez Bankası Mart ayından bu yana

düzenli olarak faizleri indiriyor.

 

Buna ek olarak bu ay

zorunlu karşılık oranlarında da

indirime gitti.

 

Bu bankalar için 3 milyar TL'lik

ek bir kaynak.

Merkez'in bu pasını

bankalar hızla değerlendirmeli.

Ve bu likiditeyi bir an önce

piyasaya enjekte etmeli.

 

 

 

4- Bir önemli gelişme daha var.

FETÖ soruşturması kapsamında

el koyulan şirketlerin yönetimi

kayyumlardan alınarak TMSF'ye devredildi.

 

Bunu da olumlu bir gelişme

olarak değerlendiriyorum.

Çünkü TMSF bu konuda

oldukça deneyimli.

Ekonomideki işleyiş bozulmadan

süreç daha sancısız devam edecektir.

 

Bakın bunlar hep 15 Temmuz sonrasında

hükümetimizin attığı adımlar.

 

Başka başlıklarda var,

ama daha çok uzatmak istemiyorum.

 

Dolayısıyla yürütme, mevzuat

tarafında bir duraksama yok.

Ayrıca sizlerle birlikte oluşturduğumuz

ekonominin metronomu

Ticari Faaliyet Endeksi de olumlu gidişatı

teyit ediyor.

 

Bu ayki rakamlarımız şöyle;

 

Üretim alanında;

 

Ticaret alanında;

(50'yi aşarak iyimserlik tarafına geçiyor)

 

Hizmet alanındaysa;

 

 

Genel Ticari Faaliyet Endeksimiz de;

 

Yani tüm engellemelere inat,

hızlanan bir Türkiye ekonomisi

var arkadaşlar.

 

Nitekim son G20 zirvesinde Çin'de

Sayın Cumhurbaşkanımız nezdinde

ülkemize gösterilen ilgi de önemliydi.

 

Görüşmelerin merkezinde yer alan Türkiye,

Çin ile Tarihi İpek Yolu

ve nükleer santral olmak üzere

kritik konularda anlaşmalar imzaladı.

 

Türkiye,

bugünün ve geleceğin

BAŞAT  ekonomilerden biri

olarak tüm dünyanın

odak noktasında.

 

 

 

 

Kıymetli Dostlar,

 

Biz de Oda olarak

çalışmalarımıza hız kesmeden

devam ediyoruz.

 

Biliyorsunuz İran ile ticari ilişkilerde

yeni bir açılım fırsatı gündemde.

Bu yüzden faaliyetlerimizde

İran'a özel önem veriyoruz.

 

Geçtiğimiz hafta İrantex Fuarının

milli katılım organizasyonunu gerçekleştirdik.

34 firmamızla oradaydık.

 

Yine geçtiğimiz hafta

Gana'da 50 firmamızla

önemli bir Türk Ürünleri Fuarı düzenledik.

 

Gana Batı Afrika'nın en gelişmiş ülkesi.

Nijerya, Benin, Senegal gibi yükselen

ekonomilere açılan önemli bir geçit.

Acele etmeli,

bu pazarlarda yerimizi almalıyız.

 

Çünkü dengesizliğin denge halini aldığı

bu yeni düzende

beklemek geriye gitmektir.

 

Bu arada bu yatırımları yaparken,

finansmana nasıl ulaşırız sorusunun cevabını da

meslek komiteleri toplantılarında

sizlere aktarıyoruz.

 

Arkadaşlarımız isteyen meslek komitelerimizin

toplantılarına girerek

sorularınızı, taleplerinizi topluyorlar.

 

Bu sunumları ilgiyle

takip edeceğinize inanıyorum.

 

Meslek Komiteleri Koordinatörlüğümüzle

irtibata geçerek toplantınızda

bu imkandan yararlanabilirsiniz.

 

Komitelerimize değinmişken,

geçtiğimiz aydan bu yana da

meslek komitelerimizden

27 talep geldi.

Söz konusu taleplerin

24'üne olumlu cevap verdik.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Arkadaşlar,

 

Bu söylediklerimi

sakın marifet olarak anlattığımı düşünmeyin.

Elbette ki bu faaliyetlerimizi yapacağız.

 

Herkes işini yapmakla görevli.

Bunun için o makamlarda,

o koltuklarda bulunuyoruz.

 

Dolayısıyla bu konuların

bir lütufmuş gibi sunulmasını

doğru bulmuyorum.

 

Bunları sadece bilgilendirmek

amacıyla sizlere aktarıyorum.

 

 

 

 

 

 

Kıymetli Meclis Üyeleri,

 

Biraz evvel Sayın Başkan da ifade etti.

Bu ay Meclis Üyelerimizden,

 

Odamızın da eski Yönetim Kurulu ve Meclis Üyesi Mecit Bahçıvan

 

Hakkın rahmetine kavuştu.

 

Ben tüm merhumlara ve merhumeye

Allah'tan (c.c.) rahmet

yakınlarına ve meclis ailemize de

sabrı cemil temenni ediyorum.

 

 

 

 

Değerli Dostlarım,

Kısaca Üniversitemize de değineceğim.

İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde bu sene

yeni bir rekora daha  imza attık.

 

İlk yerleştirmede

Yüzde 91,3 doluluk oranına ulaştık.

 

Stratejik dönüşüm çerçevesinde

önümüze koyduğumuz hedeflere

bir bir ulaşıyoruz.

 

İki yıl önce doluluk,

 

ek yerleştirme ve

yatay geçişlerle birlikte

bu oranı

YÜZDE 100'LERİN ÜSTÜNE ULAŞTIRDIK.

 

Bu başarı hepimizindir.

Bu gurur hepimizindir.

 

Sayın Rektörümüz başta olmak üzere

tebrik ediyorum.

 

Üniversitemizin arkasında duran;

 

Yönetim Kurulumuz adına

şükranlarımı sunuyorum.

 

Yeni akademik yılın da

şimdiden

hayırlı, uğurlu

olmasını diliyorum.

 

 

Sayın Meclis Üyeleri,

Konuşmamı sonlandırmadan önce

bir konuya daha açıklık getirmek istiyorum.

 

Geçen ay buradan bir çağrıda bulunmuştum.

 

17 ARALIK'TAN SONRA;

FETÖ terör örgütüyle ilişkilerini sürdürenler ve

bu örgüte gönül vermeye devam edenlerin

bu Mecliste yeri yoktur demiştim.

 

Yönetim olarak bu hassasiyetimizi;

Odamızda ve tüm bağlı kuruluşlarımızda

net bir şekilde ortaya koyduk.

 

Bu çerçevede,

Meclis ve Komitemizden ayrılanlar oldu.

Ben bu kişilerin yerine gelen

YENİ MECLİS VE KOMİTE ÜYELERİMİZE

görevlerinde başarılar diliyorum.

 

Bu konuda hassasiyetimiz ve kararlılığımız

sonuna kadar devam edecek.

Sayın Meclis Başkanı,

Değerli Meclis Üyeleri,

Kıymetli Basın Mensupları,

Değerli Misafirler,

 

Sözlerime son verirken

sizleri bir kez daha

hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

 

Gelecek hafta,

Allah'ın (c.c.) izniyle Kurban Bayramını

karşılayacağız.

 

"La Galibe İllallah”

Allah'tan (c.c) başka galip yoktur.

 

Bizler dünyada misafiriz ve

bu dünya bir "taşınmaz mal" arkadaşlar.

Buradan götüreceğimiz şeyler belli.

 

 

 

Buradan giderken yanımızda

çıkarsız sevindirdiğimiz gariplerin duası,

bizlere Burak'lık edecek

kestiğimiz kurbanlar olacak.

Ötesi yok.

 

Bu yüzden

bizleri bir araya getiren,

bizlere insanlığımızı hatırlatan bayramlarımızın

kıymetini çok iyi bilelim.

 

Şimdiden tüm İstanbul Ticaret Odası ailesinin

kurban bayramını kutlar,

hayırlara vesile olmasını dilerim.

 

Allah (c.c.) başta  vatan sınırlarımızı koruyan,

gurbet ellerde çarpışan Mehmetçiğimiz

olmak üzere hepimizin

yar ve yardımcısı olsun.

 

Birlik ve beraberliğimiz daim olsun.

Sağ olun, var olun.

Son Eklenen Haberler