HABERLER
13.02.2017
500 bin istihdam İstanbul’a yakışır


İstanbul Ticaret Odası’nın, 400 bin üyesiyle istihdam seferberliğinin en öndeki neferi olacağını söyleyen İTO Başkanı İbrahim Çağlar, “Bu nedenle sizlerin adına 500 bin kişi istihdam sözü verdim. Bu sözü verirken sizlere güvendim. Bu çağrının lokomotifi biz olalım. İstanbulumuza yakışır” dedi.


İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar, Oda üyelerine, iş dünyasına ve tüketicilere, ‘tasarrufları millileştirelim’ çağrısında bulundu. Çağlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, iş dünyasına yaptığı istihdam seferberliği çağrısı için de Oda olarak 500 bin istihdam sözü verdiğini açıkladı.

Oda’nın şubat ayı Meclis toplantısında güncel ekonomik durumu değerlendiren Çağlar, “İstanbul Ticaret Odası 400 bin üyesiyle bu seferberliğin en öndeki neferi olacak. İstihdamın yüzde 41’i İstanbul’da sağlanıyor. Bu çağrının en büyük muhatabı İstanbul iş dünyasıdır. Sizlerin adına 500 bin kişi istihdam sözü verdim. Bu sözü verirken sizlere güvendim. Gün inisiyatif alma günüdür. Bu çağrının lokomotifi biz olalım. İstanbulumuza yakışır. Çanakkale ruhumuzla, 15 Temmuz ruhumuzla bu seferberliğe sahip çıkalım” dedi. 
Çağlar, İstanbul kongre turizmi için uluslararası tanıtım kampanyası başlattıklarını da söyledi.

ÇİN ÖNDERLİĞE SOYUNDU

2017’de de uluslararası arenada çalkantıların durulmayacağını söyleyen Çağlar, konuşmasına dünyadaki ekonomik durumu anlatarak başladı. Trump’ın Meksika’ya duvar, Trans-Pasifik Anlaşması’nın iptali ve birçok Müslüman ülkeye vize yasağı getirdiğine dikkat çeken Çağlar, şöyle konuştu: “ABD’den dünyaya karmaşık mesajlar iletiliyor. Bu mesajların doğru okunması gerek. Trump yönetimi, ABD’nin yıpranan küresel ilişkilerine yeni bir yön vermek için çalışıyor. Dünya bu icraatları tartışırken Çin, beklenmedik şekilde küresel ticaretin önderliğine soyundu. Komünist rejimle yönetilen, katı ticaret kurallarına sahip Çin Cumhurbaşkanının Davos Ekonomi Zirvesi’ndeki sözleri, dünya düzeninin tersine çevriminin habercisi gibi.”

ASYA YÜZYILI KAVGASI

Avrupa’daki merkezkaç rüzgarlarının gittikçe şiddetlendiğini belirten Çağlar, yalnızca ekonomik değil, siyasi sıkıntıların da 60 yıllık AB rüyasını zorladığını belirtti. “Dünya, kaynar bir kazana dönüşmüş gidiyor” benzetmesini yapan Çağlar, “Bu tantana, servetin yeniden bölüşümü için. Yeni güç dengelerinden pay kapma yarışı da buna dahil. Başlamakta olan Asya yüzyılına ne ABD razı geliyor ne de Avrupa” dedi.

Bu gelişmelerin Asya yüzyılı kavgasının işaretleri olduğunu dile getiren Çağlar, buna bağlı olarak Türkiye’nin öneminin daha da artacağını vurguladı.

YENİ TİCARET KURGUSU

Çağlar, şöyle devam etti: “Bunlar, ülkemiz için elverişli bir sıçrama zemini oluşturacak. Öncelikle Trump’ın Çin karşısındaki baskısı Asya bloğunu bir miktar yavaşlatacak. Bu da şüphesiz Türkiye gibi alternatif ülkelere hem yatırım hem de sermaye akımını artıracak. Trump’ın rekabet gücünü artırmak adına dünyada güçlü bir dolar istemeyeceği aşikâr. Bu, üzerimizdeki kur riskini hafifletecek bir unsur. Bir diğer avantajımız, yolları ayrılan İngiltere ve AB. İkisi de yeni bir ticaret kurgusu peşinde. Bu ikilinin yeni planlarında Türkiye, kuşkusuz gözden çıkaramayacakları bir ülke. Bu da yeniden masaya oturma ve pazarlık imkanımızı artırıyor.”

Suriye’deki barış çalışmaları, Rusya’nın yeniden büyümeye başlaması ve ABD ile yeniden gerilen İran ilişkilerine dikkat çeken Çağlar, “Bu gelişmeler bölgesel ticari potansiyelin arttığı ve Türkiye’nin ticari alanda yeniden öne çıkacağı bir süreci işaret ediyor. Batı’daki gelişmeleri izlerken gözlerimizi Doğu’ya, Asya ve Afrika’ya çevirmemizin gerekliliğidir” yorumunu yaptı.

İRRASYONEL COŞKU

Kasımdan bu yana döviz kurlarında önemli dalgalanma oluştuğunu hatırlatan Çağlar, bu alandaki gelişmeleri ‘finansal terör dalgası’ olarak nitelendirdi. Bunun finans literatüründe ‘irrasyonel coşku’ olarak tanımlandığını belirten Çağlar, “Piyasaların akılsızca, mantıksızca yükselmesi ya da düşmesi durumu. Son birkaç ay içinde ülkemizde değişen bir durum yok. Ne oldu da döviz bu kadar değerlendi. Şimdi dalgalı da olsa düşüş eğiliminde. Türkiye üzerinde adeta ekonomik güvenliğimizi tehdit edercesine finansal bir terör dalgası estirilmek istendi. Ancak işe yaramadı” dedi.

BİR ADIM DAHA ATALIM

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘milli paramıza sahip çıkma’ çağrısına herkesin elini taşın altına sokarak sahip çıktığını belirten Çağlar, bu sayede ekonomide taşların yerine oturmaya başladığını vurguladı. “Şimdi bunu milletçe bir adım daha öteye taşıyabiliriz” diyen Çağlar, tasarrufları millileştirelim çağrısını şöyle özetledi:

“Nasıl ki paramıza sahip çıkıyor, milli üretimimize duyarlılık gösteriyorsak bunu taçlandırmak için tasarruflarımızı da milletimizin kalkınması yolunda kullanabiliriz. Reel kesimin yeterli krediye ulaşamamasındaki en büyük neden tasarruf açığı. Tüketim olmadan üretim olmayacağı gibi tasarruf olmadan da yatırım olmaz. Oysa ülkemizde yastık altında kalan, kasalarda atıl, altın olarak elde tutulan büyük bir servet söz konusu. Gayrimenkulde büyük bir kampanya başlatıldı. İnanılmaz bir talep var. İnsanlar tıkır tıkır peşinatlarını ödeyerek talepte bulunuyor. Ben buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum. Gelin, tasarruflarımızı millileştirelim. Birikimlerimizi bankalara, sermaye piyasalarına yönlendirerek ekonomimize dönmesini sağlayalım. Ancak bu şekilde yabancı yatırımcıya olan mecburiyeti hafifletebiliriz.”

İSTANBUL KONGRE TURİZMİ SEFERBERLİĞİ

Başkan Çağlar, İstanbul için başlattıkları kampanyayı ise şöyle açıkladı: “İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) ile kongre turizmi noktasında gerçekleştirdiğimiz pek çok çalışma var. Bu çalışmaları bir adım daha öteye taşıyoruz. 1 milyon Euro’luk bir bütçe ile uluslararası bir PR şirketini tüm paydaşlarımızla birlikte turizm seferberliğimize dahil ediyoruz. İstanbul’u ve hak ettiği değeri dünyaya yeniden anlatacağız. Hedefimiz, kongre şehirleri sıralamasında İstanbul’u tekrar ilk 10’a taşımak.”

İTO’NUN KURUCUSU SULTAN 2. ABDÜLHAMİD’E VEFA

Şubat ayının, Oda’nın kurucusu Sultan 2. Abdülhamid’in vefatının seneyi devriyesi olduğunu hatırlatan Çağlar, 10 Şubat 1918’de vefat eden 2. Abdülhamid’in dünya siyaset tarihinde derin izler bırakan bir hükümdar olduğunu söyledi. Çağlar, “Küresel siyaset ve ekonomideki dengelerin adeta alt üst olduğu bugünlerde de Sultan 2. Abdülhamid bizim için bir kutup yıldızıdır” dedi.

İSTİKBAL İÇİN ‘SÖZ HÜRRİYETİMİZİ’ KULLANDIK

Bir süre önce Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile ilgili olarak desteklerini bir bildiriyle açıkladıkladıklarını hatırlatan İbrahim Çağlar, bu çalışmanın kamuoyundaki yankılarını ise şöyle değerlendirdi: “Meclis kürsüsünden de sizlerle bu metni paylaştım. Bu açıklamalarımızın önemli yankıları oldu. Bu arada birtakım art niyetli açıklamalarla da karşılaştık. Ülkeyi ilgilendiren anayasal değişiklik üzerinde söz söylemek, tercihte bulunmak Oda olarak görevimiz, sorumluluğumuz. Niyetimiz halis, amelimiz doğru, sözümüz açık. Hiç kimse, bu gayretlerimizin ve açıklamalarımızın arkasında, yanında, yöresinde başka hevesler aramasın. Çalışmalarımız; siyasi bir tercihin tezahürü değil, Türkiye’nin istiklâli ve istikbali için söz söyleme hürriyetimizin parçasıdır.”

Son Eklenen Haberler
Türkiye için vizyoner projelerin öncüsüydü
Sosyal hayatında da öncüydü
Çağlar döneminde üyeye yönelik hizmetler